
Atkı modeli
88 Dakika

Seattle’da mahkeme için çalışan çok ünlü bir psikiyatrist ve kolej profesörü Jack Gram, bir seri katil olan Jon Foster’in ölüm cezasına çaptırılması konusunda jüriyi etkileyen, mahkumiyetinden sorumlu bir kişi konumundadır. Seri katil, Jon Foster, Jack Gramm’ı kendisiyle ilgili manipülasyon yapmakla, bir şahidi ve şahidin kız kardeşini ona karşı ifade verme konusunda kandırmakla suçlar. Jon’un cezasının infazı öncesi akşam saatlerinde Jack’e bir telefon gelir. Telefonda cinayeti çözmesi için sadece 88 dakikası olduğu söylenmektedir. Bu mesajı veren kişi kadınları Jon Foster gibi öldürmektedir. Jack, eski karısı, FBI ajanı Shelly Barnes, arkadaşı Frank Parks ve asistanı Kim Cummings ile bir üniversitenin kampusu içinde bu problemli öğrenci ile bu öğrencinin öldürmeyi planladığı kadını bulmaya çalışır.
Film bence çok güzeldi.Anlayamadığım ise hukuk fakültesi mezunu olan Lauren'in nasıl olur da bir seri katil + sapığın birine inanıpta o kadar kişiyi öldürmesi.Gerçekten tüm oyuncular çok başarılıydı.İzlemenizi tavsiye ederim..
Kasap - Chopper

Nedensiz suç işlemek… Psikolojinin, kriminolojinin, sosyolojinin incelediği, edebiyatın ve doğal olarak sinemanın sıklıkla değindiği önemli temalardan biri. Yeni Zelanda doğumlu yönetmen Andrew Dominik de, ilk filmi olan “Kasap”da, Avustralyalı tetikçi, gaspçı, ressam ve best-seller yazarı psikopat bir katilin, nedensizce suç işleyen ‘kasap’ lakaplı Mark Brandon Read’in gerçek öyküsünü anlatıyor. Filmi çekerken Dominik’in ilham kaynağı, ‘kasap’ın kendi yazdığı anıları ve yayınladığı kitapları olmuş. Dominik, polis kayıtlarından, mahkeme tutanaklarından, gazete haberlerinden ve ‘Kasap’ Read’i tanıyan mahkum, polis ve gardiyanlarla yapılmış söyleşilerden de yararlanmış. Filme adını veren Mark Brandon Read’in tuhaf bir hayat hikayesi var..
Filmin her karesinde yer alan doğal atmosfer ve Eric Bana’nın oyunculuk resitali sergilediği rolü, izleyicinin doğaçlama suç figürü Kasap’la ilişki, hatta empati kurmasını kolaylaştırıyor. Senaryonun belgesel tad ve kıvamda işlenişi, filmin etkileyiciliğini ve akılda kalıcılığını sağlıyor. Ülkemizde yeşil dev “Hulk” ve son olarak “Troya” filminde ‘Prens Hector’ rolünde izlediğimiz, tüm izleyicilerin ve eleştirmenlerin ‘çok iyi bir oyuncu olduğu’ konusunda fikir birliğine vardıkları Eric Bana, kendisine uluslararası ün kazandıran 2000 yapımlı “Kasap”da ışıl ışıl parlıyor.. Read’in fazla kilolu görüntüsüne kavuşmak için bir ay boyunca sürekli fast-food ve abur cubur yiyip kilo almış. Kasap Read de, kendini canlandıran Eric Bana’nın oldukça başarılı olduğu fikrinde.. Küçük fakat o derecede sıcak, samimi ve önemli bir film çeken Dominik ve ‘Kasap’ı sinemanın unutamayacağı bir gerçeklikle canlandıran Eric Bana’ya özellikle dikkat.
Bence film anlatıldığı kadar iyi bir film değildi.Fakat Eric Bana'ın oyunculuğu gerçekten güzeldi.
Masumiyetin Yeni Temsilcisi

Scarlett Johansson Allure dergisi için objektif karşısına geçti. Gerçekleştirdiği çekimden kareler..
Sizce de pek masum yüzlü değil mi?
0
yorum
19 Kasım 2008 Çarşamba


İstiyorum..

Şemsiyem olmasa hissetsem yağmur damlarını ve mutlu olsam onlar bana değdiğinde..
Sessiz sakin sadece yağmurun sesini duysam, toprak kokusunu içime çeksem..

Sonra da bu kanepeye uzanıp kitabımı okusam..
2
yorum
18 Kasım 2008 Salı


Lütfen Duyarlı Olalım!!

Craft Woman'ın bahsettiği çocuk istismarına Hayır!kampanyası için http://kampanya.annecocuk.com/ sitesine girip alttaki kısacık formu doldurun ve gönderin. Yazılı olan metinle beraber adınız, mail adresiniz ve yaşadığınız yer TBMM Başkanlığı ve Çocuk ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığına gönderilecek.
Bebek yelekleri
Gönderen
engindeniz
zaman:
Pazartesi, Kasım 17, 2008
Etiketler:
annemin el işleri,
içten gelen,
örgü
1 yorum
17 Kasım 2008 Pazartesi


.

Uzun zamandır yazamıyorum bloga bir şeyler takılıp kalıyorum.Farkındayım da çok boşladım blogu kendimi boşladığım gibi..
Evden işe geliyorum , işten eve.. Evde de bir şey yapmak istemiyorum yemek yiyip uzanıyorum kanepeye uyuyana kadar:(..
Halbuki zaman hızla geçiyor benim yapmam gereken ve yapmak istediğim bu kadar çok şey varken şaşırıyorum kendime nasıl bu kadar isteksiz bir hale gelebiliyorum diye.. Kitap okuyamıyorum, film dahi izleyemiyorum, kendimi veremiyorum.
Dün dip röflemi yaptırdım ve rengini açtırdım saçlarımın.Yavaş yavaş zorluyorum kendimi bir şeyler yapıp kendime gelmem için..
Evden işe geliyorum , işten eve.. Evde de bir şey yapmak istemiyorum yemek yiyip uzanıyorum kanepeye uyuyana kadar:(..
Halbuki zaman hızla geçiyor benim yapmam gereken ve yapmak istediğim bu kadar çok şey varken şaşırıyorum kendime nasıl bu kadar isteksiz bir hale gelebiliyorum diye.. Kitap okuyamıyorum, film dahi izleyemiyorum, kendimi veremiyorum.
Dün dip röflemi yaptırdım ve rengini açtırdım saçlarımın.Yavaş yavaş zorluyorum kendimi bir şeyler yapıp kendime gelmem için..
Yavru kediler


3
yorum
4 Kasım 2008 Salı


Kayısı Marmelatlı Turta




*1 maragarin yağı (isteğe göre yarım margarin 1 fincan sıvı yağda koyulabilir ben öyle yaptım)
*1 bardak toz şeker
*2 yumurta
*1 kabartma tozu
*Alabildiğince un
*Üzerini içinde 1 yumurta sarısı
İçi için,
*önceden hazırlanmış kayısı marmelatı
*Tarçın
*İnce doğranmış ceviz içi
Yapılışı,
Hamurun malzemelerini karıştırıp yoğuruyorsunuz kulak memesi yumuşaklığı olana kadar.
Sonra yağlanmış tepsiye ince bir şekilde yayıyorsunuz üzerine de hazırlanmış içini ardında hgeriye kalan hamurla da üzerine enlemesine ve boylamasına olmak üzere ince şeritler halinde yerleştiriyorsunuz.
Humus

Malzemeleri,
*Humus tozu hazır olarak satılıyor fakat nohut yada yeşil mercimek haşlanıp ezilerekte yapılabilir.
*Süzme yoğurt (biz, kahvaltı çeşiti ve yemeklerde için kullanılan tuzlu yoğurt kattık için bu da Hatay'a özgü)
*Tahin,zeytinyağı ve tuzla ezilmiş bir iki diş sarımsak.
*Hepsini karıştırıp tabağa koyuyorsun sonrada isteğe göre üzerini süslüyorsunuz.
Bence çok lezzetli tavsiye ederim:)
Cinnet-Timber Falls

Mike ve kız arkadaşı Sheryl bir haftasonunda, kamp yapmak için Batı Virjinya’ya yolculuğa çıkarlar. Burada karşılaştıkları bir yerlinin tavsiyesi üzerine muhteşem bir doğası olan ve çağlayanlarıyla ünlü Timber Falls’a giderler.Kamp çadırlarını Batı Virginia’nın dağlarında sivrisinekleri ile ünlü bir bölgede kurarlar.
Orada, gece kaldıktan sonra sabah ilk ışıkları ile Sheryl gölün kenarında yüzmeye gider ve gölden çıkarken kaçırılır. Mike önce yardım istese de sonunda tek başına ormanın içinde onu çaresizce aramaya devam eder. Sheryl'i ararken bir tuzakla karşılaşır ve ayağı tuzak kapanına sıkışır daha önce de karşılaştığı bir kadın ona yardım istemek için yaklaştığındaysa Mike bayılır.Mike gözlerini açtığında kadının evinde bulur kendini ve çaresizce sevgilisinin bulunması için yardım ister o sırada kadın Mike'nin ayağını tedavi etmektedir.Sonra kadın Mike'nın adını Michael olarak söylediğinde Mike şüphelenir ve kadının boş bir anından faydalanıp başına vurarak bayıltır, evi aramaya kalkar.Sevgilisini gizli bir yeraltı sığınağında mum ve haçlarla dolu bir odada, bir masanın üzerinde kurban edilmek için bağlı olarak bulur. İki sevgili dine fanatik bir şekilde bağlı bir ailenin eline düşmüşlerdir. Şeytani bir planı olan ailenin ortasındadırlar...
İyi bir film diyemem ama kötü de değildi.Kopukluklar ve her korku filmin de olduğu gibi azcıkta olsa saçmalıkları vardı.Sonunu pek anlayamadım galiba devamı gelecek.
Un kurabiyesi
Un kurabiyesinin tarifi,
*1 paket margarin yağı
*1 su bardağı pudra şekeri
*1 fincan sıvı yağ
*1 valinin
*Alabildiğince de un
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)