----------

Bayramın ilk günü misafir ve kurban telaşıyla koşuşturmayla geçti ama daha sonra ki günleri hep tembellikle geçirdim.Aslında yapılan tatlıların, yemeklerin fotograflarını çekip bloga koymayı düşünüyordum nedense üşengeçlik yaptım:)Cuma günü de işe tekrar başladım.Bu arada bayram tatili boyunca izlediğim filmleri biraz anlatacağım.. SUİKATSÇİ-WAR:2007 ABD yapımı olan filmin konusu; Ortağı, suikastçı Rogue tarafından vahşice öldürüldükten sonra, FBI ajanı Jack Crawford intikamını şahsen almaya yemin eder. Ama Rogue izini kaybettirir, ta ki 3 yıl sonra Çin mafyasının lideri Chang ile Japon Yakuza patronu Shiro arasında kanlı bir savaş başlatmak üzere tekrar ortaya çıkana kadar. Rogue’u yakalamaya kararlı olan Crawford ekibini bu çatışmanın içine sürükler. Bence bol aksiyonlu güzel bir film tavsiye ederim..Son sahne hala düşündrüyor beni nasıl olur da arkadaşını öldürmek ister insan?..


KADIN AJANLAR-FEMALE AGENTS:2008 Fransa yapımı olan filmin konusu; işgal altındaki Fransa’da yeraltı mücadelesinin artık hissedilir bir boyuta geldiği bir zaman diliminde geçiyor. Kızıl Ordu’nun Nazileri Doğu Avrupa’da yenilgiye uğratması ve inlerine kadar kovalamasıyla müttefikler de artık lütfedip Normandiya çıkartmasını başlatma kararı alır. Film işte bu çıkarma sırasında Naziler tarafından esir alınan bir İngiliz subayının kurtarılmasını anlatıyor..Film bir çok kişiye sıkıncı gelebilir sahneler genelde uzun tutulmuş izlenmeye değer tarihi film sevenler için ideal..

CASINO ROYALE:2006 ABD,İngiltere yapımı 007 James Bond serisinin devamlarından 21.si olan film.Bana biraz soğuk geldi ama aksiyonları da fazlaydı.Mesela filmde tam aksiyon başlayacak , başladı bir anda tüm dinamik anı durduruyorlar ve uzun bir süre filmde kumar oynuyorlar. Film tam anlamıyla aksiyondan düşüyor, sıkıcı bir hal almaya başlıyor.

PRESTİJ:2006 ABD,İngiltere yapımı olan filmin konusu; Her şey yüzyılın başında, hızla değişen Londra’da başlıyor. Sihirbazların ünlü ve en üst mertebede idol olarak kabul edildikleri bir zamanda, iki genç sihirbaz şöhrete giden yolu çizmeye başlarlar. Gösterişli, sofistike Robert Angier (HUGH JACKMAN) tam bir şovmenken, yontulmamış ve gelenekçi Alfred Borden (CHRISTIAN BALE) sihirli fikirlerini gösterme yeteneğinden yoksun, yaratıcı bir dahidir. Birbirlerini takdir eden arkadaşlar ve ortaklar olarak yola çıkarlar. Ama en büyük numaraları ters gidince, aralarında ömür boyu sürecek bir düşmanlık başlar; ikisi de bir diğerini geçme ve altüst etme niyetindedir. Sürdürdükleri aşırı rekabet, her numarayla, her gösteriyle daha da büyür; ta ki sınır tanımayana, hatta elektriğin yeni ve inanılmaz güçlerini ve Nikola Tesla’nın bilimsel dehasını işin içine dahil edene dek... Herkesin hayatı pamuk ipliğine bağlıdır. El çabukluğuyla sunulan sarsıcı sürprizlerle dolu film; inancın güvenin ve mümkün olanın en uzak, en karanlık sınırlarının keşfedildiği heyecan dolu bir dünyaya dalar.Bence film müthiş sonununu tahmin etmek imkansız uzun zamandır böyle güzel bir film izlememiştim.Çok dikkatli izlemek gerekiyor konuyu bir yerde kaçırdığınız an filmi anlamakta zorlanabilirsiniz sürekli kafa karıştıran ama muhteşem ve farklı bir konusu var.Dvd yi kiraladığımız yerde bundan sonra Sihirbazı izlememizi tavsiye etmişlerdi, onu da bir ara izlerim artık.Kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim.


SİYAH SU-BLACK WATER:Aslında yazmaya bile değmez ama sizlerde benim gibi hata yapıp bir buçuk saatinizi boşuna harcamayın diye yazıyorum.Berbat ötesi bir filmdi hayatımda izlediğim en kötü film diyebilirim ve internette de filmle ilgili bilgi hemen hemen hiç yok.



ÖLÜM ÖPÜCÜĞÜ-KISS OF DEATH:Jimmy Kilmartin (David Caruso) hayatını bir düzen içine sokmak isteyen eski bir mahkumdur. Ama kendisine teklif edilen şoförlük işini geri çeviremez. Bu iş, şiddet düşkünü ve soğukkanlı suçlu Küçük Junior Brown'ın (Nicolas Cage) işidir. İşler kötüye gidince olaylar Jimmy'nin kontrolünden çıkar ve tüm hayatı bir anda altüst olur.Nicolas Cage'ı genel olarak iyi filmlerde izledim ama bu filmde ki rolu ve filmin kendisi başta sona kötüydü.



KARTAL GÖZ-EAGLE EYE:2008 ABD yapımı olan filmin konusu; Jerry ve Rachel, daha önce hiç tanımadıkları bir kadın tarafından rehin alınırlar. Fakat kadın bu iki kişiyle ilgili her şeyi bilmektedir. Politik bir suikast için kullanılmakta olduklarını anlayan bu iki rehine işbirliği yapmaya karar verir.Michelle Monaghan filmde, teröristler tarafından kapana kıstırılıp suikast düzenlemeye hazırlanan bir terör hücresine katılmaya zorlanınca Shia LaBeouf’un oynadığı karakter ile isteksizce ittifak yapmak zorunda kalan bir bekar anneyi oynadı.Güzel bir filmdi hem aksiyonları tadında hemde gerilimler.Farklı bir konusu var gelecekte gerçekten teknolojinin böyle şeyler yapabilir mi diye de düşündürebiliyor.Baştan sona sürükleyici hiç sıkılmadan izleyebilirsiniz.İyi vakit geçirmek isteyenlere tavsiye edilir.



KORKU EVİ-HOUSE OF 9: 9 Yabancı- rahip, dansçı, tasarımcı, acemi rapçi, eski profesyonel tenisçi, suçtan dolayı gözaltına alınmış bir kadın, başarısız bir besteci, karısı ve bir dedektif zengin bir manyak tarafından rastgele zorla bir evde alıkonur. Onlara bu evin içinde 75 kamera tarafından izlendikleri ve aralarından sadece birinin kurtulup susması için 5 milyon dolar alacağı bilgisi verilir. Hırs ve korku dolu psikolojik oyun başlar.Pekte güzel bir film değil sanki testereyi anımsatıyor ve son sahneden de devam serileri gelecek gibi..

0 yorum: